KARŞIT GELME BOZUKLUĞU VE DÜRTÜSELLİK

DEHB altında en problematik ve riskli belirti dürtüselliktir. Bizler dünyaya geldiğimizde bir fren sistemi var ve bu çevremizle beraber şekilleniyor. İnsanoğlu doğduktan sonra iki türlü deneyim elde ediyor. Öncelikle düşe kalka öğreniyor, yapmaması gerekenleri ders olarak zihninde tutmaya çalışıyor. Örneğin küçük çocuk elini sıcak suya daldırınca bir daha yapmaması gerektiğini öğreniyor.

İkincisi ise bizi yetiştiren insanların bize koyduğu sınırları deneyimliyoruz; ahlaki, fiziksel, kültürel sınırlar. Sonrasında kontrol mekanizması gelişiyor ve toplumsal kurallar oluşuyor. Bütün bu ebeveyn çabaları ve kişinin kendisinin çabaları ile beraber davranışlarını kontrol etmesi gerektiği öğreniliyor. Örneğin neyi, nerede, ne zaman, nasıl yapacağını bilmek. İnsanoğlu olarak bunu öğreniyor ve bunu öğretiyoruz.

Dürtüsellik; Doğuştan itibaren kontrolde zafiyet yaşayan bir çocuk grubudur. Bazı kişilerin kontrol becerisi daha az gelişmiş veya neredeyse hiç gelişmemiştir ve dışarıdaki uyarıları öğrenseler de uygulayamazlar. Bu davranış bozukluklarında toplumda aile suçlanır. Çünkü kimsenin zihninde dürtüsellik diye bir kavram yok. Bilinmesi gereken ama en az bilinen bir konudur. Kişinin şu anki hayatına ve geleceğine mal olur. Çok fazla tehlikenin yaşanabileceği bir alandır. Bu yüzden erken teşhis çok önemlidir.

  • 10 yaş öncesi; Dürtüsellik + Karşıt gelme bozukluğu olarak görülür. Tedavi edilmediğinde yaklaşık %50’si davranım bozukluğuna evrilir.
  • 10 yaş sonrası; Davranım bozukluğu
  • 18 yaş sonrası; Antisosyal kişilik bozukluğu (Psikopat) Çocukluk döneminde genellikle dürtüsellik hikayesini görürüz. Tedavi edilmemiş ve iyi yönetilmemiş vakaların geldiği noktadır.

Nedir?

  1. Kuralları bilmemek/uymamak
  2. Kuralları bildiği halde yapamamak
  3. Kuralları öğrenememek (ancak zekada problem yok)
  4. Kuralları anlatmanıza rağmen sürekli istenmeyen davranışı yapmak (aynı şeyleri sürekli yaparlar)

Araba metaforu

Hiperaktif-dürtüsel çocukları anlayabilmek için hayalimizde yeni, parlak, fiyakalı bir araba canlandıralım. Bu arabanın şoförü, arabayı gaza basarak yokuştan aşağı sürüyor, virajları tekerlekleri gıcırdatarak alıyor ve son sürat yoluna devam ediyor. Derken şoför arabayı durdurmak istiyor ama durduramıyor, ya da hızını kesmek istiyor ama yavaşlatamıyor. Bu arabanın herşeyi var ama frenleri yok. Araba her an yoldan çıkabilir, hatta bir yerlere çarpıp parçalanabilir.

İşte bu çocukların durumu: Güzel bir spor araba, iyi bir motoru var ama arabanın frenleri yok. Bu bir fren mekanizması bozukluğudur. Dürtüsellik kişinin tüm güzel özelliklerini yok eden bir özelliktir.

Siz tıpkı trafik polisi gibi bu çocuğa ceza yazdınız. Ancak bu işe yaramaz ki, çocuğun frenleri yok duramıyor, yani elinde değil. Elinde olmayan bir nedenden dolayı çocuğunuzu cezalandırmayın. Çocuklar çok çabuk üzülüp pişman olurlar “bir daha yapmayacağım”, “kendime engel olamıyorum”, “bana kızmayın”, “ben bunu yapmak istemiyorum, içimde bir şey var ama” derler. Siz ne anlatırsanız anlatın işe de yaramaz. Eğer bu süreç aile tarafından bilinmezse sıkıntılar daha fazla artar. Ebeveyn ceza verir, cezalar artar, ceza verdikçe çocuktaki öfke artar, öfke arttıkça da dürtüsellik artar. 

Ailelerin dikkat eksikliğine toleransı daha yüksek olurken, bu duruma tolerans göstermek çok zor bir hal alıyor.

Karşıt Gelme Bozukluğu

En az bilinen alandır ve huymuş gibi, mizaç gibi algılanır. %80 civarında dürtüsellikle beraber görülmektedir. Belirtiler; kişinin kendi ve aile hayatını ciddi sıkıntıya sokar.

  1. Çabuk öfkelenme ve hiddetlenme (kızgın olma hali)
  2. Her şeye itiraz etme (gereksiz yere, laf olsun diye karşı gelme durumu. 

Hayır üzerine kurulmuş bir hayat sistemi. Evde inanılmaz gerginlik oluşturan bir durumdur. Okul ortamında da olmakla beraber sözel ya da davranışsal görülebilir. Hep o haklı gibi davranır.

Neler yapmalı?

Sizler, ebeveynler evdeki tartışmayı bitirin. Çünkü tartışmadan beslenirler. Aileler çok uzatırlar, tartışmadan haz alırlar, galip gelmeye çalışırlar. Yıllar sonra bu bir kişilik haline gelebiliyor. 

Her çocukla çatışma krediniz var olmalı. Zaten sürekli çatışmak huzursuzluk oluşturur. Çatışmayı beslemeyin, orada kalsın.

Örneğin çocuğunuz spordan geldi ve banyoya girmedi ve siz de bu yüzden çatıştınız. Hiçbir şey demeyin. 2-3 saat geri çekilin. %90 olasılıkla çocuk bu süre içerisinde gidip banyosunu yapar. Çocuk zaten neden banyo yapması gerektiğini bilir, anlatmayın. Şuan da değil ama banyo yapmak zorundasın mesajını zaten almıştır.

Sınır koymayan aile varsa, norm öğretecek kimse yoksa ve genetik yatkınlığı da varsa sıkıntı oluşuyor. Yoksa topluma girdiğinde de öğrenebiliyor.

Davranım Bozukluğu Belirtileri

  1. İnsana, eşyaya ve hayvanlara fiziksel zarar verme (kasten zarar verme)
  2. Hırsızlık ya da haksız yere para kazanma eylemlerine girme
  3. Sürekli yalan söyleme (kendini kurtarmak için)
  4. Evden kaçma, okuldan kaçma (alkol benzeri maddelere başlama vs.)

Bu davranışların hemen hemen hepsinde hukuki sorunlar oluşabiliyor. Cinsel taciz olayları olabiliyor. Kendisinden küçük çocuklara karşı dürtüselliğine engel olamamak, cinsel tacizde bulunmak. Genellikle toplumsal norm ve kurallarda bir sıkıntısı oluyor. 

Dürtüsellik öyle bir şey ki; en başta bloklandığında ilerlemiyor. Müdahale edilip tedavi edildiğinde oluşabilecek diğer durumlara engel olunur. Bir kez daha söyleyelim ki erken teşhis bu açıdan çok önemli. 

Tedavi

Üç adım öngörülmektedir. 

  1. Psikoeğitim; aileye dürtüselliğin anlatılmasıdır. Ergen gruplarında çocuklara da anlatım yapılabilir.
  2. İlaçlar; ilk 10 yaşta çok etkilidir. Zamanla ilaç etkisi azalır. Kullanımı çok önemlidir ve başarı oranı da oldukça yüksektir.
  3. Psikoterapi; bazen ilaçla paralel bazen de ilaçtan sonra psikoterapi başlanabilir. Çocuğun davranışları üzerine konuşmak, davranış ödevleri vermek gibi yöntemlerle Blişsel Davranışçı Terapi önerilmektedir. Ek olarak oyun terapisi, destekleyici psikoterapi uygulanabilmektedir.

Add your thoughts

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Şimdi Konuşun
Merhaba, nasıl yardımcı olabiliriz?